İngilizce Çevre
Başlangıçtan ileri seviyeye 130 kelime. Dinlemek için bir kelimeye dokunun.
0 / 130 kelime öğrenildi
Bilmekte fayda var
İngilizcede çevre hakkında konuşurken ecology, canlılarla çevreleri arasındaki ilişkileri inceleyen bilim dalını ifade eder. Yalnızca çevre koruma anlamına gelmez. surroundings sözcüğü, bir kişinin veya yerin etrafında bulunanları anlatır. endangered olarak nitelenen bir tür, yok olma tehlikesi altındadır; become extinct, bir türün yaşayan hiçbir bireyinin kalmaması anlamına gelir.
recyclable olarak nitelenen bir malzeme yeniden kullanılmak üzere işlenebilir; biodegradable olarak nitelenen bir malzeme ise canlılar tarafından parçalanabilir. Bunlar farklı özelliklerdir. irreparable olarak nitelenen bir hasar onarılamaz; irreversible olarak nitelenen bir değişiklik geri döndürülemez. İlk sıfat onarıma, ikinci sıfat ise değişikliğin geri döndürülmesine odaklanır.
Kelime bulunamadı
- conceivable /kənˈsiːvəbl̩/ akla yatkın
- unlikely /ʌnˈlaɪkli/ mümkün görünmeyen
- drastic /ˈdræs.tɪk/ şiddetli
- pervasive /pɚˈveɪ.sɪv/ yayılmış
- unprecedented /ʌnˈpres.ə.den.t̬ɪd/ eşi benzeri görülmemiş
- root cause /ruːt kɔːz/ çoğ. root causes temel neden
- repercussions /ˌriː.pɚˈkʌʃ.(ə)nz/ yansımalar
- inevitably /ɪˈnɛvɪtəbli/ kaçınılmaz olarak
- inexorably /ˌɪnˈek.s(ə)r.ə.bli/ durdurulamaz biçimde
- exacerbate /ɪɡˈzæs.ɚ.beɪt/ exacerbated · exacerbated daha kötü bir duruma sokmak
- pressing /ˈprɛsɪŋ/ acil
- advantageous /ˌæd.vænˈteɪ.dʒəs/ avantajlı
- impracticable /ɪmˈpraktɪkəb(ə)l/ uygulanamaz
- unattainable /ˌʌn.əˈteɪ.nə.b(ə)l/ erişilemez
- viable /ˈvaɪəb(ə)l/ yaşayabilir
- irreparable /ɪˈrep.ər.(ə).b(ə)l/ onarılamaz
- irreversible /ˌɪr.əˈvɝː.sə.b(ə)l/ geri alınamaz
- remedy /ˈrɛmədi/ çoğ. remedies çare
- remedy a situation / ˈrem.ə.di ə ˌsɪtʃ.uˈeɪ.ʃ(ə)n/ bir durumu düzeltmek
- resolution /ˌrez.əˈluː.ʃ(ə)n/ çoğ. resolutions karar
- deteriorate /dɪˈtɪərɪəreɪt/ deteriorated · deteriorated kötüye gitmek
- flourish /ˈflɝ.ɪʃ/ flourished · flourished serpilip gelişmek
- enhance /ɪnˈhæns/ enhanced · enhanced niteliğini artırmak
- deplete /dɪˈpliːt/ depleted · depleted tüketmek
- eradicate /ɪˈræd.ɪ.keɪt/ eradicated · eradicated yok etmek
- exhaust /ɪɡˈzɔːst/ exhausted · exhausted tüketmek
- linger /ˈlɪŋ.ɡɚ/ lingered · lingered oyalanmak
- strain /streɪn/ çoğ. strains yük
- expend /ɪkˈspɛnd/ expended · expended sarf etmek
- pristine /ˈprɪstiːn/ kirletilmemiş
- devastating /ˈdev.ə.steɪ.tɪŋ/ yok edici
- scent /sɛnt/ çoğ. scents koku
- surroundings /səˈraʊn.dɪŋz/ çevre
- deforestation /dɪˌfɒrɪsˈteɪʃən/ ormanları tahrip etme
- oil slick /ˈɔɪl slɪk/ çoğ. oil slicks petrol sızıntısı
- biodegradable /ˌbaɪoʊdɪˈɡreɪdəbəl/ biyolojik olarak ayrışabilen
- emission /ɪˈmɪʃ(ə)n/ çoğ. emissions emisyon
- emissions /iˈmɪʃ.(ə)nz/ emisyonlar
- emit /iˈmɪt/ emitted · emitted yaymak
- pollutant /pəˈluː.t(ə)nt/ çoğ. pollutants kirletici madde
- erosion /ɪˈroʊ.ʒ(ə)n/ erozyon
- flora /ˈflɔːrə/ flora
- dispose of waste /dɪˈspoʊz əv dʌmp/ atık imhası
- biofuel /ˈbaɪ.əʊˌfjʊ(.ə)l/ çoğ. biofuels biyoyakıt
- urbanisation /ˌɝː.bən.əˈzeɪ.ʃ(ə)n/ kentselleşme
- discharge /dɪsˈtʃɑːrdʒ/ discharged · discharged boşaltmak
- infrastructure /ˈɪnfrəˌstrʌk(t)ʃɚ/ çoğ. infrastructures altyapı
- disposal /dɪˈspoʊ.z(ə)l/ imha etme
- biodiversity /ˌbaɪ.oʊ.dɪˈvɝː.sə.t̬i/ biyolojik çeşitlilik
- cultivate /ˈkʌltɪveɪt/ cultivated · cultivated yetiştirmek
- fumes /fjuːmz/ duman
- contaminate /kənˈtæm.ə.neɪt/ contaminated · contaminated kirletmek
- alternative /ˈɔlˌtɝnətɪv/ alternatif
- adjust /əˈdʒʌst/ adjusted · adjusted ayarlamak
- solution /səˈluː.ʃ(ə)n/ çoğ. solutions çözüm
- compete /kəm.ˈpiːt/ competed · competed yarışmak
- waste /weɪst/ wasted · wasted atık
- polluted /pəˈluːtɪd/ kirli
- pointless /ˈpɔɪntləs/ anlamsız
- eco-friendly /ˈiː.koʊˌfrend.li/ çevre dostu
- compromise /ˈkɑmprəˌmaɪz/ çoğ. compromises taviz
- insoluble /ɪnˈsɑːl.jə.b(ə)l/ çözülemez
- semi-arid /ˌsem.iˈer.ɪd/ yarı kurak
- Mother Nature /ˈmʌð.ɚ ˈneɪ.tʃɚ/ Doğa Ana
- flood /flʌd/ flooded · flooded sel
- pollution /pəˈluː.ʃ(ə)n/ kirlilik
- effective /əˈfɛktɪv/ etkili
- valuable resource /væljuəbl ˈriː.sɔːrs/ çoğ. valuable resources değerli kaynak
- electricity /iˌlekˈtrɪs.ə.ti/ elektrik
- isolation /ˌaɪs(ə)ˈleɪʃ(ə)n/ tecrit
- greenhouse gases /ˈɡriːn.haʊs ɡæsɪs/ sera gazları
- absorb /əbˈzɔːrb/ absorbed · absorbed emmek
- exclude /ɪksˈkluːd/ excluded · excluded dışlamak
- at risk /ət rɪsk/ risk altında
- environmentally friendly /ɪn.vaɪr.ənˌmen.təl.i ˈfrend.li/ çevre dostu
- population /ˌpɑː.pjəˈleɪ.ʃ(ə)n/ çoğ. populations nüfus
- beneficial /ˌben.əˈfɪʃ.(ə)l/ faydalı
- megacity /ˈmeɡ.ə.sɪt.i/ çoğ. megacities mega şehir
- impact /ɪmˈpækt/ çoğ. impacts etki
- migrant /ˈmaɪɡrənt/ çoğ. migrants göç eden kişi
- critical /ˈkrɪtɪk(ə)l/ kritik
- improbable /ɪmˈprɑː.bə.b(ə)l/ olası olmayan
- developing /dɪˈvel.ə.pɪŋ/ gelişen
- extinction /ɪkˈstɪŋkʃ(ə)n/ çoğ. extinctions nesli tükenme
- become extinct /bɪˈkʌm ɪkˈstɪŋkt/ soyu tükenmek
- combat /ˈkɑːm.bæt/ combated · combated mücadele etmek
- isolated /ˈaɪ.sə.leɪ.tɪd/ izole
- worsen /ˈwɝː.sən/ worsened · worsened kötüleşmek
- contaminated /kənˈtæm.ə.neɪ.tɪd/ kirlenmiş
- ecology /i.ˈkɑ.lə.dʒi/ ekoloji
- retain /rɪˈteɪn/ retained · retained elde tutmak
- regulate /ˈrɛɡjəleɪt/ regulated · regulated kurala bağlamak
- disastrous /dɪˈzæs.trəs/ yıkıcı
- threaten /ˈθret.(ə)n/ threatened · threatened tehdit etmek
- tackle /ˈtæk(ə)l/ tackled · tackled çözmeye çalışmak
- overcome difficulty /ˌoʊvərˈkʌm ˈdɪfɪkəlti/ zorluğu aşmak
- address /ˈæd.res/ addressed · addressed sorunu ele almak
- irreplaceable /ˌɪr.əˈpleɪ.sə.b(ə)l/ yeri doldurulamaz
- threat /θrɛt/ çoğ. threats tehdit
- endangered /ɪnˈdeɪn.dʒɚd/ nesli tükenmekte olan
- confront /kənˈfrʌnt/ confronted · confronted yüzleşmek
- catastrophic /ˌkæt.əˈstrɑː.fɪk/ felaketli
- ecological balance /ˌiː.kəˈlɑː.dʒɪ.k(ə)l ˈbæl.(ə)ns/ ekolojik denge
- fossil fuel /ˈfɑː.s(ə)l ˌfjʊəl/ çoğ. fossil fuels fosil yakıt
- convert /kənˈvɝːt/ converted · converted dönüştürmek
- sustainable /səˈsteɪnəb(ə)l/ sürdürülebilir
- crops /krɑːps/ mahsulat
- hybrid /ˈhaɪ.brɪd/ çoğ. hybrids hibrit
- acid rain /ˈæsɪd reɪn/ asit yağmuru
- ecosystem /ˈiːkəʊˌsɪstəm/ çoğ. ecosystems ekosistem
- conserve /kənˈsɜː(r)v/ conserved · conserved tutumlu kullanmak
- adequate /ˈæd.ə.kwət/ yeterli
- food chain /fuːd tʃeɪn/ çoğ. food chains gıda zinciri
- recyclable /ˌriːˈsaɪ.klə.b(ə)l/ geri dönüştürülebilir
- preserve /prɪˈzɝːv/ preserved · preserved olduğu gibi saklamak
- climate change /ˈklaɪ.mət ˌtʃeɪndʒ/ iklim değişikliği
- toxic waste /ˈtɑːk.sɪk weɪst/ zehirli atık
- rural /ˈrʊr(ə)l/ kırsal
- recycle /ˌriːˈsaɪ.k(ə)l/ recycled · recycled geri dönüştürmek
- overpopulation /ˌoʊvərˌpɑpjəˈleɪʃən/ aşırı nüfus
- carbon dioxide /ˌkɑːr.bən daɪˈɑːk.saɪd/ karbondioksit
- greenhouse effect /ˈɡriːn.haʊs ɪˌfekt/ sera etkisi
- global warming /ˌɡloʊ.b(ə)l ˈwɔːr.mɪŋ/ küresel ısınma
- renewable resources /rɪˈnuː.ə.bl̩ ˈriː.sɔːr.sɪz/ yenilenebilir kaynaklar
- refuse /rɪˈfjuːz/ çöp
- toxic /ˈtɑk.sɪk/ zehirli
- fertilizer /ˈfɝː.t̬əl.aɪ.zɚ/ çoğ. fertilizers gübre
- pesticides /ˈpes.tə.saɪdz/ tarım ilaçları
- rechargeable /riːˈtʃɑːr.dʒə.b(ə)l/ yeniden şarj edilebilir
- hydrogen /ˈhaɪdrədʒ(ə)n/ hidrojen
Hızlı test: 10 soru
Devam etmeden önce kendinizi sınayın. Kayıt gerekmez.
Konuyla ilgili kurallar
- pollution, biodiversity ve electricity genellikle sayılamayan isimlerdir: çevreyle ilgili genel kullanımlarında belirsiz tanımlık almazlar ve çoğul biçimleri yoktur.
- surroundings ve fumes çoğul isimlerdir ve çoğul fiille kullanılırlar. dispose of waste ifadesinde nesneden önce of edatı gereklidir.
- urbanisation, Britanya İngilizcesinde yaygın bir yazımdır; Amerikan İngilizcesinde -ization son eki kullanılır. fertilizer sözcüğündeki z, Amerikan İngilizcesinde standarttır ve Britanya İngilizcesinde de kabul edilir.





