İngilizce Kentte
Başlangıçtan ileri seviyeye 105 kelime. Dinlemek için bir kelimeye dokunun.
0 / 105 kelime öğrenildi
Bilmekte fayda var
İngilizcede bir şehri anlatırken city ve town her bağlamda birbirinin yerine kullanılamaz. city genellikle daha büyüktür, ancak özellikle Britanya'da resmî statü de önemlidir. subway Amerikan İngilizcesinde genellikle metro anlamına gelir; Britanya İngilizcesinde ise yolun altından geçen bir yaya geçidini ifade edebilir.
pavement sözcüğü Britanya İngilizcesinde genellikle yol kenarındaki kaldırım, Amerikan İngilizcesinde ise kaplanmış zemin anlamına gelir. lively ve bustling canlılık ve hareketlilik çağrıştırırken crowded bir yerin insanlarla dolu olduğunu vurgular. crowded olarak tanımlanan bir yer mutlaka lively olmak zorunda değildir.
Kelime bulunamadı
- come to a standstill /ˌkʌm tə ə ˈstændˌstɪl/ durma noktasına gelmek
- lively /ˈlaɪvli/ canlı
- bustling /ˈbʌs.lɪŋ/ hareketli
- vicinity /vəˈsɪnəti/ çoğ. vicinities yakın çevre
- parking lot /parkɪŋ lɑːt/ çoğ. parking lots otopark
- city /ˈsɪti/ çoğ. cities şehir
- bar /bɑr/ çoğ. bars bar
- bench /bɛntʃ/ çoğ. benches bank
- bridge /brɪdʒ/ çoğ. bridges köprü
- cafe /kæˈfeɪ/ çoğ. cafes kafe
- church /tʃɝtʃ/ çoğ. churches kilise
- museum /mjuˈzi.əm/ çoğ. museums müze
- park /pɑ:rk/ çoğ. parks park
- restaurant /ˈrɛs.t(ə).rɒnt/ çoğ. restaurants restoran
- road /roʊd/ çoğ. roads yol
- street /striːt/ çoğ. streets sokak
- hotel /hoʊˈtɛl/ çoğ. hotels otel
- subway /ˈsʌbˌweɪ/ çoğ. subways metro
- station /ˈsteɪʃən/ çoğ. stations istasyon
- town /taʊn/ çoğ. towns kasaba
- building /ˈbɪldɪŋ/ çoğ. buildings yapı
- playground /ˈpleɪɡraʊnd/ çoğ. playgrounds oyun bahçesi
- police station /p(əˈ)liːs ˈsteɪ.ʃən/ çoğ. police stations polis merkezi
- public transport /ˌpʌb.lɪk ˈtræn.spɔːrt/ toplu taşıma
- coffee shop /ˈkɑː.fi ˌʃɑːp/ çoğ. coffee shops kafe
- traffic lights /ˈtræfɪk ˌlaɪts/ trafik ışıkları
- public toilet /ˌpʌblɪk ˈtɔɪlət/ çoğ. public toilets Umumi tuvalet
- metropolis /mɪˈtrɒpəlɪs/ çoğ. metropolises metropol
- refinery /rɪˈfaɪ.nər.i/ çoğ. refineries rafineri
- sprawling city /ˈsprɑː.lɪŋ ˈsɪt̬.i/ çoğ. sprawling cities büyüyen şehir
- shrine /ʃraɪ̯n/ çoğ. shrines türbe
- concert hall /ˈkɑːn.sɚt ˌhɑːl/ çoğ. concert halls konser salonu
- pavement /ˈpeɪvmənt/ çoğ. pavements kaldırım
- pedestrian /pəˈdɛst.ri.ən/ çoğ. pedestrians yaya
- traffic jam /ˈtræf.ɪk dʒæm/ çoğ. traffic jams trafik sıkışıklığı
- avenue /ˈæv.əˌnjuː/ çoğ. avenues cadde
- cemetery /ˈsɛ.mə.ˌtɛ.ri/ çoğ. cemeteries mezarlık
- motel /moʊˈtɛl/ çoğ. motels motel
- bystreet /ˈbaɪˌstrit/ çoğ. bystreets ara yol
- turnpike /ˈtɝːn.paɪk/ çoğ. turnpikes ücretli yol
- embankment /ɪmˈbæŋk.mənt/ çoğ. embankments sahil yolu
- intersection /ˈɪntərˌsɛkʃən/ çoğ. intersections kavşak
- lane /leɪn/ çoğ. lanes şerit
- art gallery /ˈɑːt ˌɡæl.ər.i/ çoğ. art galleries sanat galerisi
- night life /naɪt laɪf/ gece hayatı
- outskirts /ˈaʊtskɜːts/ şehrin dış mahalleleri
- rush hour /rʌʃ aʊr/ çoğ. rush hours yoğun saat
- dead end /dɛdˈɛnd/ çoğ. dead ends çıkmaz sokak
- flea market /ˈfliː ˌmɑːr.kɪt/ çoğ. flea markets bit pazarı
- shabby /ˈʃæb.i/ salaş
- dump /dʌmp/ çoğ. dumps çöplük
- wharf /wɔrf/ çoğ. wharves rıhtım
- highway /ˈhaɪweɪ/ çoğ. highways anayol
- stadium /ˈsteɪ.di.əm/ çoğ. stadiums stadyum
- traffic /ˈtræf.ɪk/ trafik
- zoo /zuː/ çoğ. zoos hayvanat bahçesi
- crowded /ˈkraʊdɪd/ kalabalık
- downtown /ˌdaʊnˈtaʊn/ şehir merkezi
- pizzeria /ˌpiːt.səˈriː.ə/ çoğ. pizzerias pizzacı
- pub /pʌb/ çoğ. pubs meyhane
- city map /ˈsɪti mæp/ çoğ. city maps şehir haritası
- car rental /kɑːr ˈren.təl/ çoğ. car rentals araç kiralama
- gallery /ˈɡæləri/ çoğ. galleries galeri
- city hall /ˌsɪt̬.i ˈhɑːl/ çoğ. city halls belediye
- cathedral /kəˈθiːdrəl/ çoğ. cathedrals katedral
- circus /ˈsɝkəs/ çoğ. circuses sirk
- mosque /mɑsk/ çoğ. mosques cami
- temple /ˈtɛmp(ə)l/ çoğ. temples tapınak
- castle /ˈkæs(ə)l/ çoğ. castles kale
- palace /ˈpæləs/ çoğ. palaces saray
- tunnel /ˈtʌn(ə)l/ çoğ. tunnels tünel
- skyscraper /ˈskaɪˌskreɪpɚ/ çoğ. skyscrapers gökdelen
- office building /ˈɑː.fɪs ˌbɪl.dɪŋ/ çoğ. office buildings iş merkezi
- housing /ˈhaʊzɪŋ/ konut
- urban /ˈɜ(r)ːbən/ kentsel
- overpopulation /ˌoʊvərˌpɑpjəˈleɪʃən/ aşırı nüfus
- business district /ˈbɪz.nɪs ˈdɪs.trɪkt/ çoğ. business districts iş alanı
- residential district /ˌrez.ɪˈden.ʃəl ˈdɪstrɪkt/ çoğ. residential districts mesken bölgesi
- high rise /ˈhaɪ.raɪz/ çoğ. high rises yüksek bina
- industrial zone / ɪnˈdʌstriəl zoʊn/ çoğ. industrial zones sanayi bölgesi
- public space /ˈpʌblɪk speɪs/ çoğ. public spaces halka açık alan
- slums /slʌmz/ kenar mahalleler
- residential area /ˌrez.əˈden.ʃ(ə)l ˈer.i.ə/ çoğ. residential areas yerleşim bölgesi
- overcrowding /ˌoʊvərˈkraʊdɪŋ/ aşırı kalabalık
- fire station /ˈfaɪr ˌsteɪ.ʃən/ çoğ. fire stations İtfaiye
- parking meter /ˈpɑrkɪŋ ˈmiː.tɚ/ çoğ. parking meters parkmetre
- street vendor /striːt ˈven.dɚ/ çoğ. street vendors sokak satıcısı
- synagogue /ˈsɪ.nəˌɡɑɡ/ çoğ. synagogues havra
- alley /ˈæ.li/ çoğ. alleys ara sokak
- boulevard /ˈbʊləvɑ:rd/ çoğ. boulevards bulvar
- pedestrian area /pəˈdɛst.ri.ən ˈeə.ri.ə/ çoğ. pedestrian areas yaya bölgesi
- phone box /foʊn bɑːks/ çoğ. phone boxes telefon kulübesi
- photo studio /ˈfoʊ.t̬oʊ ˈstuː.di.oʊ/ çoğ. photo studios fotoğraf stüdyosu
- zebra crossing /ˈziːbrə ˈkrɑː.sɪŋ/ çoğ. zebra crossings yaya geçidi
- estate agency /ɪsˈteɪt ˈeɪ.dʒən.si/ çoğ. estate agencies emlak ofisi
- taxi rank /ˈtæk.si ræŋk/ çoğ. taxi ranks taksi durağı
- advertising poster /ˈæd.və.taɪ.zɪŋ ˈpəʊ.stər/ çoğ. advertising posters reklam afişi
- bicycle path /ˈbaɪ.sɪ.kəl ˌpɑːθ/ çoğ. bicycle paths bisiklet yolu
- coffee bar /ˈkɔfi ˌbɑr/ çoğ. coffee bars kafeterya
- car hire agency /ˈkɑr ˌhaɪr ˈeɪdʒənsi/ çoğ. car hire agencies araç kiralama acentesi
- pavement cafe /ˈpeɪvmənt kæˈfeɪ/ çoğ. pavement cafes kaldırım üstü kafe
- sidewalk cafe /ˈsaɪdˌwɔk kæˈfeɪ/ çoğ. sidewalk cafes kaldırım üstü kafe
- lamppost /ˈlæmp.poʊst/ çoğ. lampposts sokak lambası direği
- newsstand /ˈnuzˌstænd/ çoğ. newsstands gazete bayisi
- multi-storey /mʌl.taɪˈstɔː.ri/ çok katlı
Hızlı test: 10 soru
Devam etmeden önce kendinizi sınayın. Kayıt gerekmez.
Konuyla ilgili kurallar
- traffic, housing ve public transport, şehirle ilgili yaygın anlamlarında sayılamayan isimlerdir. Bu anlamlarda a/an almazlar.
- outskirts çoğul fiil biçimi gerektirir. traffic lights ifadesi de çoğuldur ve özne olduğunda çoğul fiil biçimi gerektirir.
- police station, office building ve coffee shop ifadelerinde asıl isim sonda yer alır. Çoğul yapmak için bu son ismin biçimi değiştirilir.


