İngilizce Giysiler ve Aksesuarlar
Başlangıçtan ileri seviyeye 110 kelime. Dinlemek için bir kelimeye dokunun.
0 / 110 kelime öğrenildi
Bilmekte fayda var
İngilizcede kıyafetlerden söz ederken wear, bir şeyin kişinin üzerinde olması durumunu, put on ise onu giyme eylemini anlatır. take off kıyafeti çıkarmak, try on ise bedenini veya görünüşünü kontrol etmek için deneyerek giymek anlamına gelir.
Bölgesel farklar, tanıdık bir kelimenin anlamını değiştirebilir. Amerikan İngilizcesinde pants genellikle pantolon, Britanya İngilizcesinde ise genellikle külot anlamına gelir. Daha geniş kapsamlı underwear terimi, dış giysilerin altına giyilen iç çamaşırlarını kapsar. sneakers kelimesi ve pajamas yazımı daha çok Amerikan İngilizcesinde kullanılır.
Kelime bulunamadı
- casual /ˈkæʒuəl/ gündelik rahat
- checked /tʃɛkt/ kareli
- flowery /ˈflaʊ.ɚ.i/ çiçekli
- striped /straɪpt/ çizgili
- dress /drɛs/ çoğ. dresses elbise
- cap /kæp/ çoğ. caps kep
- blouse /blaʊs/ çoğ. blouses bluz
- boots /buːts/ çizme
- coat /koʊt/ çoğ. coats palto
- gloves /ɡlʌvz/ eldiven
- hat /hæt/ çoğ. hats şapka
- jacket /ˈdʒæk.ɪt/ çoğ. jackets ceket
- jeans /dʒiːnz/ kot
- pants /pænts/ pantolon
- pocket /ˈpɑkɪt/ çoğ. pockets cep
- sandals /sænd(ə)lz/ sandalet
- scarf /skɑːrf/ çoğ. scarves atkı
- shirt /ʃɝt/ çoğ. shirts gömlek
- shoes /ʃuːz/ ayakkabı
- shorts /ʃɔː(r)ts/ şort
- skirt /skɝt/ çoğ. skirts etek
- sneakers /ˈsniː.kɚz/ spor ayakkabısı
- socks /sɑːks/ kısa çorap
- suit /suːt/ çoğ. suits takım elbise
- sweater /ˈswɛtɚ/ çoğ. sweaters kazak
- t-shirt /ˈtiː.ʃɝːt/ çoğ. t-shirts tişört
- tie /taɪ/ çoğ. ties kravat
- underwear /ˈʌndɚwɛr/ iç çamaşırı
- ring /rɪŋ/ çoğ. rings yüzük
- wear /wɛər/ wore · worn düzensiz üstünde olmak
- backpack /ˈbæk.pæk/ çoğ. backpacks sırt çantası
- belt /bɛlt/ çoğ. belts kemer
- glasses /ˈɡlæsɪz/ gözlük
- pajamas /pəˈdʒɑ.məz/ pijama
- handbag /ˈhændbæɡ/ çoğ. handbags el çantası
- swimsuit /ˈswɪm.suːt/ çoğ. swimsuits mayo
- umbrella /ʌmˈbrɛlə/ çoğ. umbrellas şemsiye
- get dressed /ɡet drest/ giyinmek
- put on /pʊt ɑːn/ giymek
- take off /teɪk ɔːf/ elbiseyi çıkarmak
- try on /traɪ ɑːn/ giyip denemek
- dressed to kill /drest tə kɪl/ özenle giyilmiş
- hand-me-downs /ˈhænd.mɪˌdaʊn/ kullanılmış kıyafetler
- scruffy /ˈskrʌ.fi/ pejmürde
- fit like a glove /ˌfɪt laɪk ə ˈɡlʌv/ cuk oturmak
- apparel /əˈpærəl/ giysi
- fabric /ˈfæb.rɪk/ çoğ. fabrics kumaş
- polka-dotted /ˈpoʊ.kə dɒtɪd/ puantiyeli
- tartan /'tɑrtən/ ekose
- knitwear /ˈnɪt.wer/ triko
- wash-and-wear /ˌwɑʃ ən ˈwɛr/ ütü istemeyen
- collar /ˈkɑ.lɚ/ çoğ. collars yaka
- fur /fɝ/ çoğ. furs kürk
- fur coat /fɝː koʊt/ çoğ. fur coats kürk manto
- sleeve /sliːv/ çoğ. sleeves giysi kolu
- tights /taɪts/ tayt
- hoodie /ˈhʊdi/ çoğ. hoodies kapüşonlu
- casual wear /ˈkæʒ.ju.əl wer/ gündelik kıyafet
- hood /hʊd/ çoğ. hoods kapüşon
- bra /brɑː/ çoğ. bras sutyen
- cotton /ˈkɑt.n̩/ pamuk
- leather /ˈlɛðɚ/ deri
- panties /ˈpæn.t̬iz/ kadın külotu
- silk /sɪlk/ ipek
- wool /wʊl/ yün
- come off /kʌm ɔːf/ sökülmek
- do up /du ʌp/ iliklemek
- dress up /dres ʌp/ şık giyinmek
- necklace /ˈnɛkləs/ çoğ. necklaces kolye
- uniform /ˈjuːnɪfɔːrm/ çoğ. uniforms üniforma
- waterproof /ˈwɑː.t̬ɚ.pruːf/ su geçirmez
- baggy /ˈbæɡi/ bol
- bracelet /ˈbreɪslət/ çoğ. bracelets bilezik
- fashion /ˈfæʃ(ə)n/ çoğ. fashions moda
- sweatshirt /ˈswet.ʃɝːt/ çoğ. sweatshirts svetşört
- zip /zɪp/ çoğ. zips fermuar
- tight /taɪt/ sıkı oturan
- shoelaces /ˈʃuːˌleɪsiz/ ayakkabı bağcıkları
- earrings /ˈɪr.ɪŋ/ küpe
- flip flops /ˈflɪpˌflɑpz/ çoğ. flip-flops parmak arası terlik
- loose /luːs/ bol
- old-fashioned /ˌoʊldˈfæʃ.ənd/ eski moda
- well-dressed /wɛl drest/ şık
- trendy /ˈtrɛndi/ modaya uygun
- go out of fashion /ɡoʊ ˌaʊt əv ˈfæʃən/ modası geçmek
- winter clothing /ˈwɪntɚ ˈkloʊ.ðɪŋ/ kışlık giysi
- raincoat /ˈreɪnkoʊt/ çoğ. raincoats yağmurluk
- boxers /ˈbɑːksərz/ boksır
- bow tie /ˌboʊ ˈtaɪ/ çoğ. bow ties papyon
- fashion designer /ˈfæʃn dɪˈzaɪ.nɚ/ çoğ. fashion designers moda tasarımcısı
- evening gown /ˈiːvnɪŋ ɡaʊn/ çoğ. evening gowns gece elbisesi
- mittens /ˈmɪtn̩z/ tek parmaklı eldiven
- nightdress /ˈnaɪt dres/ çoğ. nightdresses gecelik
- nylon /ˈnaɪlɑn/ naylon
- swimming trunks /ˈswɪmɪŋ trʌŋks/ erkek mayosu
- tuxedo /tʌkˈsidoʊ/ çoğ. tuxedos smokin
- outerwear /ˌaʊtˈwɛr/ dış giyim eşyası
- lace up /leɪs ʌp/ ayakkabı bağlamak
- seam /siːm/ çoğ. seams dikiş yeri
- sole /soʊl/ çoğ. soles ayakkabı tabanı
- waist coat /weɪst koʊt/ çoğ. waistcoats yelek
- workwear /ˈwɝkwɛr/ iş kıyafeti
- braces /ˈbreɪsɪz/ askı
- cuff /kʌf/ çoğ. cuffs kol manşeti
- fastener /ˈfæs.(ə)n.ɚ/ çoğ. fasteners kopça
- handkerchief /ˈhæŋkətʃiːf/ çoğ. handkerchiefs mendil
- close-fitting /ˌkloʊsˈfɪt̬.ɪŋ/ vücuda oturan
- shoe polish /ʃuː ˈpɑː.lɪʃ/ ayakkabı boyası
- unbuckle /ʌnˈbʌk.(ə)l/ unbuckled · unbuckled tokasını açmak
- stockings /ˈstɑkɪŋz/ uzun ince çorap
Hızlı test: 10 soru
Devam etmeden önce kendinizi sınayın. Kayıt gerekmez.
Konuyla ilgili kurallar
- jeans, shorts ve tights isimleri, tek bir giysiden söz ederken bile çoğuldur. Çoğul fiil biçimleriyle kullanılırlar.
- underwear ve knitwear sayılamayan isimlerdir. Tekil fiil biçimleriyle kullanılırlar ve önlerine belirsiz tanımlık gelmez.
- striped, checked ve baggy gibi sıfatlar, kıyafetleri nitelerken genellikle isimden önce gelir. İsim tekil de olsa çoğul da olsa sıfatın biçimi değişmez.





