İngilizce Aile ve Arkadaşlar
Başlangıçtan ileri seviyeye 130 kelime. Dinlemek için bir kelimeye dokunun.
0 / 130 kelime öğrenildi
Bilmekte fayda var
İngilizcede aile hakkında konuşurken sibling hem erkek hem de kız kardeşi ifade edebilir; cousin de cinsiyet belirtmez. only child olarak tanımlanan kişinin kardeşi yoktur; bu ifade geçici olarak yalnız kalan bir çocuğu anlatmaz.
relative bir akrabayı belirtirken relationship, insanlar arasında romantik de olabilen, başka türden de olabilen bir bağı anlatır. family topluluk adı olarak kullanıldığında Amerikan İngilizcesinde fiil genellikle tekil olur. Britanya İngilizcesinde aile üyeleri ayrı bireyler olarak ele alındığında çoğul fiil de kullanılabilir.
Kelime bulunamadı
- name /neɪm/ çoğ. names isim
- man /mæn/ çoğ. men adam
- woman /ˈwʊmən/ çoğ. women kadın
- boy /bɔɪ/ çoğ. boys erkek
- girl /ˈɡɝl/ çoğ. girls kız
- child /tʃaɪld/ çoğ. children çocuk
- children /ˈtʃɪldrən/ çocuklar
- family /ˈfæmɪli/ çoğ. families aile
- parents /ˈpɛərənts/ ana baba
- mother /ˈmʌðɚ/ çoğ. mothers anne
- father /ˈfɑ.ðɚ/ çoğ. fathers baba
- brother /ˈbrɐðɘ(r)/ çoğ. brothers erkek kardeş
- sister /ˈsɪs.tɚ/ çoğ. sisters kız kardeş
- son /sʌn/ çoğ. sons oğul
- daughter /ˈdɑ.tɚ/ çoğ. daughters kız evlat
- husband /ˈhʌzbənd/ çoğ. husbands koca
- wife /waɪf/ çoğ. wives eş
- married /ˈmær.id/ evli
- friend /frɛnd/ çoğ. friends arkadaş
- have something in common /hæv ˌsʌmθɪŋ ɪn ˈkɑmən/ bazı ortak noktaları bulunmak
- lose contact /luːz ˈkɑːntækt/ irtibatı kaybetmek
- co-worker /kəʊ ˈwɝː.kɚ/ çoğ. co-workers iş arkadaşı
- split up /ˌsplɪt ˈʌp/ ayrılmak
- bride /braɪd/ çoğ. brides gelin
- groom /ɡruːm/ çoğ. grooms damat
- honeymoon /ˈhʌn.iˌmun/ çoğ. honeymoons balayı
- newlyweds /ˈnuː.li.wedz/ yeni evliler
- father-in-law /ˈfɑː.ðɚ.ɪn.lɑː/ çoğ. fathers-in-law kayınpeder
- mother-in-law /ˈmʌ.ðər.ɪnˌlɑː/ çoğ. mothers-in-law kayınvalide
- son-in-law /ˈsʌn.ɪn.lɑː/ çoğ. sons-in-law damat
- nephew /ˈnɛf.ju/ çoğ. nephews erkek yeğen
- niece /niːs/ çoğ. nieces kız yeğen
- ex-boyfriend /eksˈbɔɪ.frend/ çoğ. ex-boyfriends eski erkek arkadaş
- ex-girlfriend /eksˈɡɝːl.frend/ çoğ. ex-girlfriends eski kız arkadaş
- step father /stɛp ˈfɑː.ðɚ/ çoğ. stepfathers üvey baba
- step mother /stɛp ˈmʌð.ɚ/ çoğ. stepmothers üvey anne
- close relative /kloʊz ˈrelətɪv/ çoğ. close relatives yakın akraba
- distant relative /ˈdɪs.t(ə)nt ˈrelətɪv/ çoğ. distant relatives uzak akraba
- acquaintance /əˈkweɪntəns/ çoğ. acquaintances tanıdık
- divorced /dɪˈvɔːst/ boşanmış
- only child /ˈoʊn.li tʃaɪld/ çoğ. only children tek çocuk
- orphan /ˈɔrfən/ çoğ. orphans yetim
- adult /əˈdʌlt/ çoğ. adults yetişkin
- toddler /ˈtɑːd.lɚ/ çoğ. toddlers yürümeye başlayan çocuk
- aunt /ant/ çoğ. aunts teyze
- widow /ˈwɪ.doʊ/ çoğ. widows dul
- baby /ˈbeɪbi/ çoğ. babies bebek
- cousin /ˈkʌz.ɪn/ çoğ. cousins kuzen
- granddaughter /ˈɡræn.dɑː.t̬ɚ/ çoğ. granddaughters kız torunu
- grandfather /ˈɡrændˌfɑðɚ/ çoğ. grandfathers dede
- uncle /ˈʌŋ.kəl/ çoğ. uncles amca
- retired /rɪˈtaɪərd/ emekli
- lover /ˈlʌvɚ/ çoğ. lovers sevgili
- middle-aged /ˌmɪd.(ə)lˈeɪdʒd/ orta yaşlı
- mistress /ˈmɪstrɪs/ çoğ. mistresses metres
- young man /jʌŋ mæn/ çoğ. young men genç adam
- divorce /dɪˈvoːrs/ çoğ. divorces boşanma
- old man /ˈoʊld mæn/ çoğ. old men yaşlı adam
- generation /ˌdʒɛnəˈreɪʃ(ə)n/ çoğ. generations nesil
- old woman /ˈoʊld ˈwʊm.ən/ çoğ. old women yaşlı kadın
- family tree /ˌfæm.(ə)l.i ˈtriː/ çoğ. family trees soyağacı
- last name /ˈlæst ˌneɪm/ çoğ. last names soyadı
- be born /bi bɔːrn/ doğmak
- best friend /best frend/ çoğ. best friends en iyi arkadaş
- girlfriend /ˈɡɝlfrɛnd/ çoğ. girlfriends kız arkadaş
- close-knit /kloʊz nɪt/ birbirine bağlı
- nurture /ˈnɝː.tʃɚ/ nurtured · nurtured büyütmek
- family reunion /ˈfæm(ə)li ˌriːˈjuː.njən/ çoğ. family reunions aile toplantısı
- pal /pæl/ çoğ. pals ahbap
- elderly /ˈel.dɚ.li/ yaşlı
- break up /breɪk ʌp/ ilişkiyi bitirmek
- boyfriend /ˈbɔɪfrɛnd/ çoğ. boyfriends erkek arkadaş
- youth /juːθ/ gençlik
- grown-up /ˈɡrɔʊn ʌp/ yetişkin
- grandchildren /ˈɡræn.tʃɪldren/ torunlar
- get married /ɡet ˈmærid/ evlenmek
- younger /ˈjʌŋɡə/ daha genç
- grandmother /ˈɡræn(d)ˌmʌðɚ/ çoğ. grandmothers büyükanne
- grandson /ˈɡræn(d)sʌn/ çoğ. grandsons erkek torunu
- striking resemblance /ˈstraɪkɪŋ rɪˈzem.bləns/ çoğ. striking resemblances çarpıcı benzerlik
- maternal instinct /məˈtɝː.n(ə)l ˈɪn.stɪŋkt/ çoğ. maternal instincts annelik içgüdüsü
- infancy /ˈɪnfənsi/ bebeklik
- sibling rivalry /ˈsɪb.lɪŋ ˈraɪ.v(ə)l.ri/ çoğ. sibling rivalries kardeş rekabeti
- adultery /əˈdʌltəri/ zina
- breadwinner /ˈbrɛdˌwɪnɚ/ çoğ. breadwinners evin geçimini sağlayan
- foster family /ˈfɒstə ˈfæm.əl.i/ çoğ. foster families koruyucu aile
- lose touch with /luːz tʌtʃ wɪð/ birisiyle olan temasını kaybetmek
- sibling /ˈsɪblɪŋ/ çoğ. siblings kardeş
- parent /ˈper.(ə)nt/ çoğ. parents ebeveyn
- adopt /əˈdɑːpt/ adopted · adopted evlat edinmek
- ups and downs /ʌpz ənd daʊnz/ inişler ve çıkışlar
- relative /ˈrel.ə.t̬ɪv/ çoğ. relatives akraba
- teenager /ˈtiːnˌeɪ.dʒə(r)/ çoğ. teenagers genç
- twins /twɪnz/ ikizler
- couple /ˈkʌpəl/ çoğ. couples çift
- full name / fʊl 'neɪm/ çoğ. full names tam ad
- grow up /ɡroʊ ʌp/ büyüyüp yetişmek
- infant /ˈɪn.fənt/ çoğ. infants sütçocuğu
- senior /ˈsinjɚ/ yaşça büyük
- junior /ˈdʒunjɚ/ yaşça küçük
- extended family /ɪkˈsten.dɪd ˈfæm.(ə)l.i/ çoğ. extended families geniş aile
- growth /ɡroʊθ/ büyüme
- motherhood /ˈmʌð.ɚ.hʊd/ annelik
- immediate family /ɪˈmiːdiət ˈfæməli/ çoğ. immediate families birinci dereceden akraba
- childhood /ˈtʃaɪldhʊd/ çoğ. childhoods çocukluk
- single /ˈsɪŋɡəl/ bekâr
- guardian /ˈɡɑrdi.ən/ çoğ. guardians veli
- friendship /ˈfrɛndʃɪp/ çoğ. friendships arkadaşlık
- close family /ˌkloʊs ˈfæməli/ çoğ. close families yakın aile
- rivalry /ˈraɪ.v(ə)l.ri/ çoğ. rivalries çekişme
- interact /ɪntərˈækt/ interacted · interacted etkileşmek
- adolescent /ˌæd.əˈles.(ə)nt/ ergen
- parental /pəˈren.t(ə)l/ ebeveyne ait
- brotherhood /ˈbrʌðɚhʊd/ kardeşlik
- instinct /ˈɪn.stɪŋkt/ çoğ. instincts içgüdü
- establish /ɪˈstæb.lɪʃ/ established · established kurmak
- relation /rɪˈleɪʃ(ə)n/ çoğ. relations akraba
- relationship /rɪˈleɪʃ(ə)nʃɪp/ çoğ. relationships ilişki
- fatherhood /ˈfɑ.ðɝhʊd/ babalık
- upbringing /ˈʌpˌbrɪŋ.ɪŋ/ çoğ. upbringings çocuk yetişme tarzı
- adulthood /ˈæd.ʌlt.hʊd/ yetişkinlik
- interaction /ˌɪntərˈækʃ(ə)n/ çoğ. interactions etkileşim
- maturity /məˈtʊr.ə.t̬i/ olgunluk
- inherit /ɪnˈhɛrɪt/ inherited · inherited miras olarak almak
- resemblance /rɪˈzem.bləns/ çoğ. resemblances benzerlik
- adolescence /ˌædəˈlɛsəns/ ergenlik
- accommodate /əˈkɑː.mə.deɪt/ accommodated · accommodated barındırmak
- ties /taɪz/ ilişkiler
- peers /pirz/ akranlar
- golden wedding /ˌɡoʊl.d(ə)n ˈwed.ɪŋ / çoğ. golden weddings altın yıldönümü
Hızlı test: 10 soru
Devam etmeden önce kendinizi sınayın. Kayıt gerekmez.
Konuyla ilgili kurallar
- child sözcüğünün düzensiz çoğulu children biçimindedir; grandchildren da çoğuldur. Bu biçimlere ayrıca -s eklenmez.
- only child, best friend ve extended family ifadelerinde niteleyen sözcük isimden önce gelir.
- married ve divorced medeni durumu anlatabilir. get married, evli olma durumunun sürmesini değil, evlenmeyi ifade eder.




